Sayfalar

Bu Blogda Ara

Pilavlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pilavlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Enginar Kalbi


Bahçelerde enginar çıktı çıkalı, midemizden önce karaciğerlerimiz bayram etmeye başladı. Yok ben enginar yemem, yiyemem diyenlerdenseniz eğer, bu kıymetli sebze için yeterli çabayı göstermiyorsunuz demektir. Bizim evde de aynı homurtular dolaşmaya başlayınca, paraya kıyıp tazecik enginarları da alınca mutfakta olaylar şöyle gelişmeye başladı:

Önce körpe enginarlar itinayla soyuldu, kararmamaları için tuzlu unlu suya ıslandı, körpecik bir kaç yaprak kemirildi...

Ardından derin bir tencerenin içine 2 su bardağı su, bir limon suyu, birazcık tuz ekleyip, enginarlar pişmeye bırakıldı...

Enginarlar pişe dursun deyip açtım buzdolabının kapısını. Bir paket mantar gözüme çarptı hemen, sonra enginarı muhakkak mantarlı bir pilavla buluşturmalıyım dedim. Taze soğanları, zeytinyağında şöyle bir çevirip içine irice doğradığım mantarları ekledim. Biraz soteledikten sonra pirinçi, tuz ve karabiberi ekledim. Kısık ateşte bir pilav demledim. Demini almak üzere olan pilavıma bir yemek kaşığı kaymak ekleyip, lezzetine lezzet kattım. Aslında pilav pilavlıktan çıkıp çoktan risottoya doğru yola çıkmıştı ama o benim için mantarlı bir pilavdı. Bundan kendisinin de haberi yoktu?

İşin en kolay tarafı ise enginar çanaklarıma bu nefis pilavı doldurmak, biraz da incecik kıydığım dereotu ve maydanozla süslemek oldu. Bu nefis lezzete annemin elleriyle mayaladığı yağlı yoğurdu eşlik etti.

Evdeki "enginar mı??" homurtularına kulak asmayın, enginar yeme azminden şaşmayın...

Sevgiler, musmutlu hafta sonları...

Tepsi Kebabı


Mutfağa girdim, poşetten çıkarttığım tazecik kıymanın paketini açtım, tam "senden ne pişirsem?" diye düşünürken, hafta sonu izlediğim bir programda gördüğüm bu kebap geldi aklıma. Önce biraz hayıflandım, neden benim de şöyle güzel bir bakır tepsim yok diye, ama sonra heyecanla tüm malzemeleri toparlamaya başladım. 

Bakır tepsim olmasa da borcam bir kalıp işimi görürdü ne de olsa. Önce kıymayı kebaba dönüştürmek için kolları sıvadım. Soğanla gözlerimi yaşartıp, ellerimi bolca sarımsak kokuttum. Pazardan aldığım pembe domatesleri bir güzel dilimledim (pazarda bu enfes domatesleri satan bir manavımız var, cam seralarda yetişen mis gibi de domatesleri). Her bir baharatı önce koklayıp sonra da kıymayla buluşturdum. Buzluktan biberler de çıkınca, Antakya'ya kadar gidip gelmiş oldum.

Malzemeler:
  • 500 gr kıyma
  • 1 yemek kaşığı galeta unu
  • 1 büyük boy soğan
  • 1 baş sarımsak
  • 1 tatlı kaşığı ducros zahterli baharat karışımı
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 2 adet domates
  • 7-8 tane biber
Hazırlanışı:

Kıymayı bir kaba koyun. 1 baş soğanı incecik küp küp doğrayıp, tuzla ovup, suyunu sıkın. Bir baş sarımsağı soyup, 4-5 tanesini kıymanın içine ekleyin. Sonra Tüm baharatları ve galeta ununu ekleyip en az 15 dakika yoğurun. Borcamı zeytin yağı ile yağlayıp hazırladığınız kebabı tepsiye yayın. Kebabın üzerine dilimlediğiniz domatesleri, sarımsakları ve biberleri ekleyip, önceden ısıttığımız fırında 20 dakika pişirin. Domateslerin suyu tamamen kaybolmadan ocaktan alın.

Bu şimdiye kadar kendi yaptığım en lezzetli yemekti. Sadece soğan ve sarımsağın ete böylesine lezzet katabileceğini hiç tahmin etmemiştim. 

Elbette ducrosun zahterli karışık baharatının da lezzete lezzet kattığı tartışılmaz bir konu. Zahteri mutfağıma yeni kattım ve çıkan sonuçtan da çok memnun kaldım.



Ben bu kebabı sade tereyağlı pirinç pilavı, nohut yahni, süzme yoğurt ve patlıcanlı ezme ile soframda buluşturdum. Evimizde bir yöresel hava oluşsun istedim.


Ortaya Karışık

Yemeğin başlığını ne yazsam ne yazsam düşünüp de kara veremeyince açtım fotoğrafa bir daha baktım ve görüntüye layık bir seçimde bulundum: Ortaya karışık...

Tembel işi mi oldu yoksa görsel bir şölen mi siz karar verin artık. Kavurduğum, kızarttığım etlerin yanında bulgur pilavını tercih ediyorum. Bazen de eşime yalvarıp yanına yumruğuyla kırdığı soğanı da koyunca, gözlerimiz yaşara yaşara kendimize bir ziyafet çekiyorum. Soğan illa yumrukla parçalanmalı ki ısırınca suyunu ağzınızın içinde doyasıya hissedin.

Bu yemek için öyle uzun uzun tarif vermeye gerek yok. Eğer işten eve yorgun döndüyseniz, canınız da buna rağmen aromalı, baharatlı, acılı bir yemek istiyorsa hadi doğru mutfağa.

Önce etlerinizi biraz zeytin yağında marine edin.15 dakika yeterli. Zeytin yağının içine, pul biber, kimyon, sarımsak ve taze biberiye ekleyin. Etiniz marine olurken siz de diğer malzemelerinizi hazırlayabilirsiniz.
Sıra pişirmeye gelince de zeytin yağıyla birlikte etleriniz harlı bir tavaya atıp ve pişirin. Tereyağlı bulgur pilavınızı hazırlayın. Bir taraftan da şöyle güzel bir salata hazırlayın. Süzme yoğurdu ise birazcık tuz ekleyip çırpın. Dikkat etmeniz gereken mesel etlerin çok kıtırlaşmaması. Ben canım çok isteyince birazcık patates kızarttım çok az yağda.

Sıra geldi dizmeye onu da size resim anlatsın:

Bitti sanmayın. Etleri kavurduğunuz tavada kalan yağları da yoğurdun üzerine dökmeyi unutmayın. Emin olun ortaya karışık bu lezzet akşam yemeğinizi taçlandıracak.

Tandır Usulü Beğendili Et

Bir önceki yazımda anlatmıştım, bu ayın en sevdiğim taraflarından biride dostlara sofralar kurmak. İşte hafta sonu eşimin kardeşini davet ettik. Böylelikle de ilk soframızı kurmuş olduk. Bu hafta sonu iki masa kurduk ama maalesef birini fotoğraflama şansım olmadı.

İki tane melekleriyle gelerek zaten evimiz şenlenmişti, sonrasında ise uzun bir yemek, o balkon senin bu balkon benim sahura kadar süren muhabbetler... Sevgili İrem'in hayalini gerçekleştirmek için sahura kadar oturduk ve sahuru birlikte yaptık. Onun keyfi ise apayrıydı. Tabi herkesin bir gözü uyuyordu...


Ne ikram ettiğime gelecek olursak:

  • Nohutlu Yayla Çorbası
  • Mantı
  • Tavuklu Sezar Salatası
  • Nohutlu Pilav
  • Beğendili Et
  • Patlıcan Sos
  • Meyve 
  • İftar Tabağı
  • Haşhaşlı İrmik Tatlısı
Çoğunu zaten sofralarınızdan biliyorsunuzdur ama özellikle tarif isteyen olursa verebilirim.
Ben bu gün sadece beğendili etin tarifini vereceğim.

Malzemeler:
  • 1 kg dana eti, sinirsiz ve yağsız
  • tuz, karabiber
  • 2 diş sarımsak
  • tereyağı
Beğendi için:
  • 2 su bardağı süt
  • 3 çorba kaşığı un
  • 3 çorba kaşığı tereyağı
  • 3 adet patlıcan, çekirdeksiz
  • 1 çay bardağı kaşar peyniri
  • Yarım muskat rendesi
Hazırlanışı:

Öncelikle + işareti oluşturacak şekilde iki adet yağlı kağıdı bir tepsinin içine yerleştirelim. Sonra etlerin bir kısmını dizelim tuz ve karabiber ekleyip, rastgele sarımsak ve tereyağ parçalarını dizelim. Sonra kalan etleri tekrar üstlerine dizip aynı işlemi onlar için de uygulayalım.Hava almayacak şekilde kapatıp 4 saat 150 derece fırında pişirelim. Sonra ise beğendisini hazırlayıp sıcak olarak servis yapalım. Beğendiyi daha önce anlatmıştım. Aslında et yemekleri için vazgeçilmez bir lezzet. Ama bence iyi bir beğendi için muhakkak muskata ihtiyacınız var. Bir de patlıcanların kesinlikle çekirdeksiz olması gerekiyor.

Geriye ise bu eşsiz lezzeti yemek düşüyor. Aslında eşim dışarıda tandır yaptırmak istiyordu ancak bu şekilde ben de aynı sonuca ulaştım. Karabiber, sarımsak ve tereyağı ete apayrı bir lezzet vermeye yetti de arttı bile.


Biz çok keyifli saatler geçirdik soframızda, darısı kocaman kocaman ailelerin başına...

Mutlu haftalar...

Izgara Köfte

Uzun zamanlar olmuş yazmayalı, ne tatildeydim aslında ne internetsiz. Sadece ve sadece çokça tembeldim. Yoksa her gün girip kim ne yazmış, kim sofrasında eşsiz lezzetleri paylaşmış bir bir takipteydim. Bu gün itibariyle bereket dolu bir aya girmiş bulunmaktayım. Gelişini dört gözle beklediğim bir aya...

Neden mi dört gözle bekliyorum? Size kısa kısa cevaplar o zaman? Arınmak, Yaradan'a daha da yakınlaşmak, sadece ağzımı değil maddi manevi tüm varlığımı bir güzel temizlemek... Ama Ramazan ayının benim için en güzel taraflarından biri de kocaman kocaman sofralar kurup, misafirlerimi ağırlamak. Bu da onun en güzel heyecanı olsa gerek.

Şimdiden düşünüyorsanız eğer size pratik ama sofraların vazgeçilmezi bir tarifle aradaki farkı kapatmak istiyorum. Köfte, pilav ve patates üçlüsünü sevmeyen yoktur diye düşünüyorum. Öyleyse hadi mutfağa...


Malzemeler:
  • 250 gr kıyma
  • 1 yemek kaşığı galeta unu
  • 1 ortaboy rendelenmiş soğan
  • 1 diş sarımsak
  • pul biber
  • karabiber
  • tuz
  • maydanoz, isteğe bağlı
Hazırlanışı:

Tüm malzemeleri bir kapta birleştirip iyice yoğurup şekil veriyoruz. Ardından ısıttığımız ızgara tavasında yağsız olarak kızartıyoruz. Arzuya göre birkaç damla zeytin yağı damlatabilirsiniz.



Ben pilavı çok severim diyet beslenmeye geçmeden önce her yemeğin yanına muhakkak yapardım ancak artık çok nadir yiyoruz. Ben bu kez mısırlı pilav yaptım. Yanına kızarmış patates, sumaklı soğan ve köfteyi pişirdiğim tavada çevirdiğim domateslerle, soğuk ve köpüklü bir ayran eşliğinde yemeğimi sundum. Şimdiden herkese bol bereketli bir Ramazan geçirmesini diliyorum.

Mutlu Tatiller...

Güveçte Bıldırcın


Alışverişi bitirip kasaya yöneliyoruz. Aldıklarımızı geçirmeye başlarken, kasiyer kızın bir sorusuyla karşı karşıya kalıyorum. Bu bıldırcın nasıl bir şeydir? Lezzetli midir? Eti nasıldır? Nasıl pişirilir? Ben de başlıyorum anlatmaya.

Küçükken babam avlar getirir biz de afiyetle yerdik. Bazılarının kulağına kötü gelebilir en baştan söyleyeyim ama av hayvanları nedense bana pek bir lezzetli gelir. Keklik, güvencin, bıldırcın, tavşan... Küçükken özellikle köyde kaldığımız zamanlarda annem babamın avladığı kuşları mersin dallarına dizer sobanın içine sallardı. Beş dakika içinde tüm evi enfes bir koku, piştikten sonra da damaklarımızı muhteşem bir lezzet sarardı. Babam artık bıldırcın avlamasa da kasaptan aldığı bıldırcınlarla bizi mest etmeye devam ediyordu.

Geçen yaz tatilinde gittiğimiz de bizim için ayırdıkları kekliği ayıla bayıla yemiştik. Keklik eti eşimin ilk deneyimiydi. Bıldırcını ise ilk defa benim pişirmemle denedi. O bıldırcını da kekliği de biraz tavuğa benzetti ama, ben küçüklükten bu yana yediğim için hepsinin arasındaki farkı çok iyi bilirim.

Malzemeler:

  • 4adet bıldırcın
  • biraz tuz ve su
Hazırlanışı:
Bıldırcınları güzelce tuzlayıp, şişlere geçirip güvecin içine diziyoruz. Fırına sürmeden önce sadece yarım çay bardağı su döküp ağzını hiç açmadan 3 saat kadar orta ateşte pişiriyoruz.



Ben karışık salata ve tereyağlı bulgur pilavıyla servis yaptım bıldırcınları. Çok da yakıştılar.

Ağır ağır pişince hem daha lezzetli oluyor hem de et daha yumuşacık pişiyor.Şişe dizip sularını ve yağını akıtınca da ortaya yemeye doyamayacağınız bir tat çıkıyor.

Mantarlı Risotto


Hazır paketlerden alıp denemektense evde kendim yapmayı tercih ettim rizottoyu. İnternette biraz tariflere baktım, sonra yapımındaki püf noktalarını okudum ortaya ortalama bir tarif çıktı. Gerçeği nasıldır bilmiyorum ama ben beğendim tadını.

Rizottonun püf noktalarından biri pirincin yıkanmadan pişirilmesi. Rizotto olmasını nişastasına borçlu anladığım kadarıyla. Bir de suyunu yavaş yavaş ekleyip pişirmek. Ben elbette şarap kullanmadım:))

Malzemeler:
  • 1 su bardağı pirinç
  • 4 su bardağı tavuk suyu (sıcak)
  • 1 adet soğan
  • 1 diş sarımsak
  • 250 gr mantar
  • 2-3 dal taze kekik
  • 2-3 dal taze biberiye
  • 2 yemek kaşığı tereyağı, 1 yemek kaşığı zeytin yağı
  • yarım çay bardağı krema (isteğe bağlı)
Hazırlanışı:

Küp küp doğradığımız sarımsak ve soğanları tereyeğında kavuruyoruz. Soğanlara ben biraz da krema ekleyip karamelize ettim. mantarlarını ekleyip bir miktar tavuk suyu ekleyip biraz soteliyoruz. Sonra pirincini ekleyip tavuk suyunu azar azar verip pişirmeye başlıyoruz. Suyunu eşit miktarda ekleyip, eklediğimiz su çekilene kadar yeni su eklemiyoruz. Son olarak da pişme işlemi bitince içine taze kekik ve biberiyeyi kıyım servise hazır hale getiriyoruz.


Portakallı Kereviz

Bu gün hafifletici, ferah bir lezzetle buluşturacağım sizi. Yasemin kokulu pirincin portakalla buluşmasının hikayesi olacak bu tarif.

tarifi hafta sonu Arda'nın Mutfağı'nda izledim. Akşam da alışverişe çıkınca kereviz ve portakal alıp girdim mutfağa. Pişirmeye başlayınca mutfağı dolduran kokulara bayıldım. Portakalın aroması, kerevizin kokusu, yasemin pirincinin kokusu, yeşillikler... Daha ne isteyebilirdim ki.

Malzemeler:
  • 3 tane portakal (birinin kabuğunu beyaz yerinden ayrı olarak soyup küp küp doğarayacağız pilan için, 3 ünün de suyunu sıkıp kullanacağız)
  • yarım demet dereotu
  • 1 su bardağı yasemin pirinci
  • yarım demet taze soğan
  • 2 tane kuru soğan
  • 2 adet büyük boy kereviz
Hazırlanışı:

Önce kerevizleri saplarından ayırıp, köklerini soyup ortadan ikiye ayırıyoruz. Kerevizlerin içlerini pilavla dolduracak kadar oyup, oyduğumuz kerevizleri atmayıp ayırıyoruz. Sonra geniş bir tencereye kerevizleri enginar dizer gibi dizip pişmeye bırakıyoruz. Kerevizlerimiz haşlanırken pilavımızı hazırlamaya başlıyoruz. Soğanın bir tanesini küp küp doğrayıp tencereye atıyoruz ve kavurmaya başlıyoruz. Kavrulan soğanların içine kerevizlerin saplarından, portakal kabuğundan ekleyip iyice kavuruyoruz. Son olarak pirincimizi ve su ekleyip pişmeye bırakıyoruz. Pişen pilava incecik doğradığımız dereotu ve taze soğanın yeşil yapraklarını ekleyip demlenmeye bırakıyoruz. 

Haşlanan kerevizleri başka bir kaba alıp, tencereye küp küp doğradığımız soğanları atıp kavurmaya başlıyoruz. Yarım tatlı kaşığı unu soğanlara ekleyip birazcık karamelize olmasını bekliyoruz. Sonra portakala suyunu ekleyip kıvamlı bir sos elde ediyoruz. Bu sosun üzerine kerevizleri oturtup, içlerini pilavla doldurup 15 dakika kadar pişiriyoruz. Ilık olarak servis ediyoruz.


Yerken öyle hafif bir lezzet ki oh be diyeceksiniz. Daha önce kerevizin sadece sapını, onu da turşusunu, yiyen birisi iken bu yıl kerevizin nasıl bir cevher olduğunu keşfettim. İlerleyen zamanlarda oyduğumuz kerevizlerin içinden yapılan harika bir salata tarifi de vereceğim. Bir de kuzu etli terbiyeli kereviz tarifim var. Hepsinden de harika sonuçlar elde ettim.

Siz de portakallı, bol aromalı bu tarifi denemek istiyorsanız, hadi  durmayın, doğru mutfağa...

Güneş gelsin artık, çıksın saklandığı yerden:(

Kestaneli Pilav ve Poşette Hindi


Pek adetimiz değildir aslında yılbaşında hindi yiyelim. Ama eşim çok isteyince sıvadım kolları bu yıl başında hindi pişirmeye. Öncelikle şunu belirteyim ki daha önce birkaç defa yemiştim hindiyi. Bir döner bir de tandır olarak buğuda pişmiş sebzeler eşliğinde. Tandır olanını çok beğenmiştim ama tat olarak tavuktan pek ayırt edememiştim.

Ancak şimdi kendim pişirince anladım ki eti tavuk etinden daha yumuşak. Aldığım hindiyi güzelce yıkayıp, tuz bile eklemeden fırın poşetinin içine koyup 3,5 saat fırında pişirdim. Sonra poşetini çıkartıp himalaya tuzu ile tuzladım ve birazcık da öyle fırında beklettim. Hindi için yaptığım tek şey bu oldu.

Eşim istediğinde pilavla doldurmayı teklif ettim. Ama o malesef benim ilk tavuk dolmamı beğenmediği için hindiyi riske atmak istemedi. Aslında ilk tavuk dolmamı ben de beğenmemiştim.:))

Ben de bu güzel, nar gibi kızarmış, yağlarından ayrılmış hindinin yanına güzel bir kestaneli pilav yaptım. Pilavın tarifini daha önce vermiştim. Merak edenler bakabilirler. Bu kez farklı olarak pilavımın içine knorun yeni çıkan tavuk suyunu, badem ve kuş üzümünü ekledim. Sonuç çok harika oldu. Başbaşa olduğumuz yuvamızda iki kişilik soframızda bu enfes ikilinin yanına ne gider diye düşündüm ve güzel bir kış salatası hazırlayarak sofrayı tamamladım. Hindinin derisi çok inceydi. Tüm yağlarından ayrıştı ve çıtır çıtırdı.





Biz afiyetle yedik, yapmak isteyenlere de şimdiden afiyet olsun...

2012 yılına hasta olarak girdim. Umuyorum ki kısa sürede iyileşirim. Herkese, sağlıklı, huzurlu, mutluluk dolu ve bol kazançlı bir yıl diliyorum.

Et Sote ve Kestaneli Pilav


Yine bir bayrama daha erişebildiğimiz için bu günlerimizi şükürle karşılıyoruz. Gönüllerimizden sevgiyi, merhameti, imanı, muhabbeti, inancımızı eksiltmeyen Yaradanımıza binlerce kez şükürlerimizi gönderiyoruz.

Biricik annem ve babam görevlerini yerine getirmek üzere şuanda kutsal topraklarda... Sanırım onları çok özledim ve biraz da bayramın burukluğu olacak.Ama en büyük tesellimiz ise onların orada ne maksatla bulunduğunu bilip, dualarında bizleri de anmaları. En güzel ayrılığımız böyle olsun.

Hazır bayram gelmişken ben de bayrama yakışır bir tarifle güne başlamak istedim. yanına da mevsimi olduğu için kestaneli pilavı öneriyorum. Kestaneli pilavı ilk denediğimde çok beğenmiştim. Et sote ile de uyumu harika oldu. Pilavı değişik malzemelerle tatmaya bayılıyorum. Kestane ise yumuşacık pişip de pilavla harmanlanınca enfes bir lezzet ortaya çıkmış...

Malzemeler:
  • 500 gr kuş başı dana
  • 2 adet kuru soğan
  • 2 adet yeşil biber
  • 1 adet domates
  • 1 çay kaşığı tuz, karabiber, kimyon, biberiye
Hazırlanışı:

Önce etlerimizi suyunu çekene kadar kavuruyoruz. Sonra soğan ve biberle biraz daha kavurup son olarak domatesini ekleyip, tuz ve baharatlarını ekliyoruz. sıcak olarak servis yapıyoruz.


Malzemeler:
  • 1 su bardağı pirinç
  • 1 su bardağı hafif haşlanıp ayıklanmış kestane
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 2 su bardağı kaynar su
Hazırlanışı:

Tereyağı ve zeytinyağını eritip içine kestanelerimiz atıp şöyle bir kavrukluyoruz. sonra pirincimizi ve tuzu ekleyip suyunu ekleyip pişiriyoruz. 

Her ikisini de sıcak olarak servis ediyoruz.
Afiyet olsun...

Akçabat Köfte ve Bulgur Pilavı


Mis gibi sarımsak kokusuyla, doyumsuz tadıyla bu gün akçabat köfte tarifini paylaşmak istedim. Bu harika köfteye de tereyağlı bulgur pilavından daha çok yakışacak bir lezzet bulamadım.

Malzemeler:
  • 500 GR KÖFTELİK KIYMA
  • 3 DİŞ SARIMSAK
  • 1 ADET DOMATES
  • 2 DİLİM BAYAT EKMEK İÇİ
  • 1 ÇAY KAŞIĞI TUZ
  • 1 ÇAY KAŞIĞI KARABİBER
  • 1,5 SU BARDAĞI BULGUR
  • BİR YEMEK KAŞIĞI TEREYAĞI
  • 2 YEMEK KAŞIĞI ZEYTİN YAĞ
Hazırlanışı:

ÖNCE KIYMAYI BİRAZ YOĞURUP 10 DK DİNLENDİRELİM. SONRA DOMATESİ RENDELEYELİM. SARIMSAKLARI SOYUP HAVANDA PARÇA KALMAYACAK HALE GELENE KADAR DÖVELİM. EKMEK İÇLERİNİ SUDA ISLATIP, SUYUNU SIKARAK KIYMANIN İÇİNE İLAVE EDELİM. TUZ, KARABİBER, DOMATES, EKMEK İÇİ, SARIMSAĞI KIYMAYLA GÜZELCE YOĞURALIM. BU KÖFTEYİ 60 DK KADAR DİNLENDİRELİM. DİNLENDİRDİĞİMİZ KÖFTELERİ YUVARLAK ŞEKİL VEREREK BİR YEMEK KAŞIĞI ZEYTİNYAĞINDA KISIK ATEŞTE KIZARTALIM. KIZARTTIĞIMIZ KÖFTELERİ BİR TABAĞA ALALIM. SONRA AYNI TAVAYI YIKAMADAN TEREYAĞI VE ZEYTİN YAĞINI EKLEYİP BULGUR PİLAVIMIZI PİŞİRELİM.SICAK OLARAK SERVİS YAPALIM.
Bulgur Pilavının tarifini vermiyorum. Ama bence bu köfte en çok ona yakışıyor.
AFİYET OLSUN.

Biftek Sarması ve Safranlı Pilav

Yaz ne çabuk geldi geçti anlamadan, kış kapımıza gelmiş, ceketler meğer saklandıkları yerden çıkmak istermiş de haberimiz olmamış. Giderek soğuyan havalarla birlikte kış hazırlıklarıydı derken vakit hızla ilerliyor. Günler beklediğimizden de hızla geçiyor. Bu gün sizlerle geçenlerde yaptığım safranlı pilavla biftek sarmanın tarifini paylaşacağım. Biz yerken çok beğendik. Bifteğimizi aldığımız kasabımız bizim için inceltti biftekleri. Böylece et pişince yumuşacık oldu. Ve tabi ki bol baharatla çeşnilendirildi.

Malzemeler:
  • 1 su bardağı pirinç
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 1 yemek kaşığı safran
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 2 su bardağı ılık su
  • karabiber, isteğe bağlı badem
Hazırlanışı:

Pirincimizi önceden yıkayıp suyunu süzmesi için bekletiyoruz. Yağımızı safranla kavurup pirincimizi ve baharatını ekliyoruz. Kaynadıktan sonra demlenmesi için bekletip servis ediyoruz.

Tatil dönüşü dayımdan aldığım baharatları göstermiştim. Aslında safranın bir hoşluğu yok, ya da pilava verdiği özel bir tadı. Rengini veriyor sadece, şunu söyleyebilirim ki bizim tereyağlı şehriyeli pilavımızın yanında safranlı pilav hiç kalıyor. Turistlerin ise safran deyince nutku tutuluyor. Eğer safran mı tereyağı mı derseniz kesinlikle tereyağını öneririm.


Malzemeler:
  • 4 parça biftek (inceltilmiş)
  • 4 adet yeşil biber
  • 2 adet kırmızı biber
  • 2 adet domates
  • 100 gr kaşar peyniri
  • tuz, karabiber, kimyon, biberiye
Hazırlanışı:

Biberlerimizi yağda kavuruyoruz. Sonra küp küp doğradığımız domateslerimizi de ekleyip kıvamlı bir sos haline getiriyoruz. Bifteklerimizi önce tuzda daha sonra da biraz hazırladığımız baharatlı karışımda bekletiyoruz. Ben Soğanlı ve sarımsaklı tuz baharatı karışımımda beklettim. Hazırladığımız iç malzemeyi bifteklerimizin üzerine yayıyoruz. Son olarak kaşar peyniri dilimleyip kürdanlar yardımıyla kapatıp fırında pişiriyoruz. Afiyet olsun.





Kavurma

Herkese Merhaba öncelikle. Ramazan ha geldi ha gelecek derken Bayramına erişiverdik bile. Ve ben de bu gece uzun bir yolculuğa çıkacağım, canım aileme kavuşmuş olacağım. Ama gitmeden önce bir kaç tarif eklemek istiyorum.

İnsan oruç tutunca bütün gün yemeklerin hayalini kuruyor. Kim ne derse desin kimsenin asla hayır diyemeyeceği bir ikiliyle başlıyorum bu gün tariflerime:

KAVURMA VE SEBZELİ BULGUR PİLAVI




Bulgur pilavının tarifini daha önce vermiştim. Kavurmayı ise  ben bol baharatlı seviyorum. Son günlerde ise biberiyeye takmış durumdayım. hem tavuk hem de et yemeklerinde enfes kokusu ve harika tadıyla vazgeçilmezim oldu. Hem etin kokusunu bastırıyor, hem de hazmı kolaylaştırıyor. Ayrıca sanırım detoks özelliği de varmış. O zaman biberiyeden daha sağlıklısı var mı diye düşünmeden edemiyorum. Annem de bahçesinde yetiştirdiği için gelirken bana dallarıyla kırıp getirmiş. biraz buzluğa koyduk, biraz kurutup sakladık e bir dal da saksıya dikdik. Umarım tutar.

Ben kavurmamı önce süte ve kendi seçtiğim baharatlara yatırdım. Tabi birazcık da zeytin yağına. yumuşacık kavurmam hazır oldu.

Birazcık da aparetif bir şeyler deneyecek olursak;

YOĞURTLU MAKARNA




Malzemeler:

  • yarım paket makarna
  • 1 su bardağı bezelye
  • 1 su bardağı mısır
  • 1 su bardağı süzme yoğurt
  • 1 yemek kaşığı mayonez
  • 1 yemek kaşığı tereyeğı
  • 1 çay kaşığı kırmızı toz biber
  • 2 diş sarımsak
Hazırlanışı:

Makarna haşlanarak soğuması için bekletilir. Bezelyeler tereyağında kırmızı biberler kavrulur. Ben taze bezelye kullandım, önce biraz haşladım sonra kavurdum. Sarımsak, yoğurt ve mayonezi karıştırdım makarnanın üzerine döktüm. Bezelyeyi ilave ettim. Son olarak mısırı ilave edip servise hazır hale getirdim.


Son olarak bir tatlıyla sohbetimize son verelim. şerbetli tatlılarla aram pek iyi olmadığı için ben de sütlü tatlıları evirip çevirip çeşitlendirerek kendime seçenekler hazırlıyorum.

PUDİNGLİ PASTAM


Bu defa hazır puding kullandım. Pudingi pişirdikten sonra içine biskuvileri iri iri kıydım. Biraz fındık ve ceviz, biraz da damla çikolata ekledim ve karıştırdım. Botton kek kalıbının tabanına bolca hindistan cevizi döktüm. Üzerine karışımı döküp biraz buzlukta bekletip, dilimleyerek vanilyalı dondurmayla servis yaptım.



Bol neşeli, mutluluk dolu, huzurlu ve tabi ki sağlıklı bayramlar diliyorum.

Pastırmalı Kuru Fasulye

Hafta sonu eşimle yeni evimizin tadını çıkarttık. Balkonumuzda yemekler yedik, akşamları sohbet ettik. Ben de ölçüyü kaçırmamak şartıyla güzel yemekler yapmayı tercih ettim. Henüz 2 kişi olduğumuz için yiyeceklerimiz de soframız da oldukça minik ölçekli...

Eşimin de benim de asla vazgeçemediğimiz bir lezzetle başlamak istiyorum:

PASTIRMALI KURU FASULYE




Malzemeler:
  • 1,5 su bardağı kuru fasulye
  • 2 yemek kaşığı biber salçası
  • 8 dilim pastırma
  • 2 orta boy soğan
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • yeterince su
Hazırlanışı:

Aslında hepiniz bunu her kadın pişirir dediğinizi duyar gibiyim, ancak size küçücük püf noktaları vermek istiyorum. Kuru fasulyeyi bir gece önceden tuzlu kaynar suya bastırmak gerekiyormuş. Ve muhakkak birazcık da fırında pişmesi gerekiyormuş. Hal böyle olunca ben de kaptım güvecimi, fasulyemi biraz da fırında pişirdim. Sonuç şaşırtıcıydı.

Bir gece önceden kuru fasulyeyi tuzlu suya ıslıyoruz. Ertesi gün 1 saat kaynattıktan sonra pişmesine yakın ocaktan indirip suyunu süzdüm. Soğanlarımı ince ince doğrayıp salçayla kavurdum. Hemen ardından pastırmalarımı ince ince dilimleyip kuru fasulyeleri ekleyip bir taşım kaynatıyoruz. Kaynattıktan sonra güvecimize boşaltıp bir saat fırında pişirip servis ediyoruz.

Bunun yanına en güzel ne gider dersiniz...Elbette bulgur pilavı, ama sebzeli...

SEBZELİ BULGUR PİLAVI


Malzemeler:

  • 1 su bardağı bulgur
  • 3 adet domates
  • 1 adet yeşil biber
  • 1 adet kırmızı biber
  • 1 adet soğan
  • 1 çay kaşığı biber salçası
Hazırlanışı:

Bulgurumuzu ayıklayıp yıkıyoruz. soğan ve biberlerimizi doğrayıp kavuruyoruz. Domateslerimizi rendeliyoruz ve kavurmaya devam ediyoruz. Son olarak salça ve bulgurumuzu ilave edip su ekleyip pişiriyoruz. Afiyet olsun...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...