Sayfalar

Bu Blogda Ara

Kahvaltılıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kahvaltılıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1-2-3 HOOOP POĞAÇA

Evet başlıktaki kadar kısacık bir sürede hazırlanabilecek bir poğaça bu gün ki tarifimiz. Puf mu puf, havalı mı havalı hem de yumuşacık olanlarından. İster pazar kahvaltılarınızı taçlandırın, ister yapın buzluğa kaldırıp hafta içinde de evdekilere süpriz yapın. Üç malzemeli kolay mı kolay bu tarif için malzemeleri saymaya ne dersiniz.

MALZEMELER:

-3 paket hamur kabartma tozu
-2 su bardağı yoğurt
-1 su bardağı sıvıyağ
-aldığı kadar un
-tuz

İçi için:
-2 adet haşlanmış patates
-1 su bardağı lor peyniri
-1 demet maydanoz
-Tuz

Üzeri için:
- 1 adet yumurta
- Galeta unu



Hazırlanışı:

Önce sıvı malzemeleri karıştırma kabına alıp birbiriyle özdeşleşecek kadar yoğuralım. Üzerine un ekleyip kulak memesi kıvamında bir hamur elde edelim. Sonra iç malzemeleri hazırlayıp dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde hamurlar kopartıp yuvarlayıp şekil verelim. Üzerine yumurta sürüp galeta unu atıp üzeri kızarana kadar 180 derecede pişirelim.

Çatlak görüntüsünün altında pofidik bir lezzet yatıyor. Hadi hanımlar ev halkını sevindirelim...Afiyetle...Musmutlu haftalar...




NALAN ŞEFİN SAC BÖREĞİ

Kışın soğunu iyiden iyiye hissetmeye başladığımız yeni bir günden hepinize  sıcacık kucak dolusu selamlar. Malum bizim memleket kışı geriden takip eder. Kasım, aralık mevsimleri de sonbahar tadında geçer. Yapraklar sararsa da doğa hep yeşil kalır.

Bu kadar hava attıktan sonra size tarifimden bahsetmek istiyorum. Bizim oralarda gelen her misafire özene bezene hazırlanır. Pratiktir ama el becerisi ister. Ege de Akdenizde gezerken yol kenarlarında, sahillerde kısacası her yerde karşınıza çıkar. Muazzam bir kahvaltı, aperatif bir öğlen yemeği, 5 çayının yoldaşı, hafif bir akşam yemeği seçeneği olabilir.  Otlusu, peynirlisi, patateslisi, kıymalısıyla bu günkü tarifimiz sac böreği.

Sac böreği tarifi veriyorum diye hava atacak değilim çünkü bu tarif, bir arkadaşım tarafından gözünün nuru annesine yapıldı. Kahkahaları, neşesi ve içtenliğiyle bu tarif için sevgili Nalan Hanım'a kocaman bir teşekkürü borç biliyorum. Şimdiden marifetli ellerine sağlık. Umarım siz de yemiş kadar olup, böreklerin sıcaklığını parmaklarınızda hissedersiniz.


MALZEMELER:

Hamur için:
  • 1 kg un
  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 yumurta
  • 1 yemek kaşığı sirke
  • tuz
  • su
İç harcı için:
  • 1 kg ıspanak
  • 1 demet ısırgan otu
  • 500 gr lor peyniri
  • tuz
Üzeri için 2 su bardağı zeytin yağı, tereyağı

HAZIRLANIŞI:


Öncelikle hamuru hazırlayın. Tüm malzemeleri hamur teknesine koyup alığı kadar su ile cıvık bir hamur yoğurup, hamuru biraz dinlenmeye alın.



Daha sonra iç harcı için ıspanak ve ısırgan otunu incecik doğrayın, üzerine lor peyniri ve tuz ilave edip tüm malzemeler özdeşlenene kadar karıştırın. Bir yemek kaşığı zeytin yağı, biraz toz biber ve kimyon da eklenebilir.




Sonra dinlenen hamurdan açacağınız yufkaların büyüklüğüyle orantılı bezeler hazırlayıp, yufkalarınızı açın. Yarım daire olacak şekilde iç harcınızı yufkaya yerleştirip kapatın. İç harcınızın yufkayı delmemesine özen gösterin. Sonra tersyüz pişirip ocaktan indirip zeytin yağı ile böreğin her iki tarafını da yağlayın. Arzu edenler zeytin yağının içine 1-2 yemek kaşığı tereyağı da ilave edebilirler...


Sac börekleriniz hazır. Parmak uçlarınız biraz yanabilir ama, yerken kendinizi Ege'de, bir sahilde, dalga sesleri eşliğinde hissetmeniz acınızı biraz hafifletebilir. Tarif ve görseller için alkışlar Nalan hanıma... Teşekkürler...Musmutlu bir haftasonu dileklerimle...





20+5=MUTLULUK


Uzun zaman olmuş, mevsim dönmüş, gün solmuş, yapraklar savrulmuş...
 Huzur koşmuş, hayat coşmuş, mutluluk doğmuş...

Histerik gözyaşlarına uyandığım bir sabahta, akan damlaların bana ömrümün en mutlu haberini getireceğine hiç inanmazdım. Bu gözyaşlarıyla birlikte içimdeki kıpırdanan umutların yeniden yeşereceğini söyleseler asla kanmazdım. Ama büyük konuştum, tüm kalbimle yeniden inandım, tüm aklımla kandım.

Bu mutluluğun sebebi ise "Canım Kızım". Allah sağlıkla, mutlulukla kavuşabilmeyi nasip etsin bize.

Benden hayatın özeti bu kadar. Yedirip içirmeyi, süslü sofralar kurmayı, pişirip taşırmayı çok seven ben maalesef mutfak aşkımdan soğudum şu sıralar. Benim minik kızım, tamamıyle beni esir almış durumda. Ne yemek yapalım istiyor, ne de yemek yiyelim. Koca bir yazı tembellik yaparak geçirdik. Ancak ayılıyoruz.


Bu sofrayı işten kızlar için hazırladım. Tabi tek başıma değil. Sevgili Özen ve Nazan'ın da yardımıyla hoş sohbetli bir pazar kahvaltısı yaptık. Mevsimin cömertliğiyle soframızdaki herşeyin tamamına yakını organikti. Sabah önce buluşup pazar yollarına düştük, ardından pazardan aldığımız körpecik sebzelerle kendimize bir ziyafet çektik. Durumum sebebiyle çok özel tarifler yoktu. Sadece otlu peynirli poğaça bize eşlik etti.


Bizden haberler bu kadar. En kısa zamanda yeni tariflerle dönebilmeyi umut ediyorum. Musmutlu haftasonları...





Çikolatalı ve Portakallı Kek


Değerli okuyucularım, bu yazıyı okumaya başlamadan önce sizi uyarmam gereken bir husus var:

Dikkat! Bu kek yoğun çikolata içerir!

Kış aylarında hem hamur işlerinde, hem yemeklerde hem de kahvaltı soframda bolca misafir ettim portakalı. Neden mi? Nedeni babacığımın bahçesindeki portakal ağaçları. Oradan toplanıp evimi dolduran tazecik portakallar.

Portakal böyle çok olunca, kerevizle dans da etti, kek içinde sarhoş da oldu. Sonra sabahları güne onunla daha zinde başladık ve tabiki de C vitamini depomuzu sonuna kadar doldurduk.

İşte bu tarifte portakalın kek içinde çikolatayla sarmaş dolaş olduğu zamanlarda ortaya çıktı. Şeker oranı düşük, portakal aromasını her diliminde içine çekeceğiniz bir kek oldu. İkram ettiğim bir arkadaşımın keki hazır kek sanması ise beni havalara uçurdu.


Malzemeler:
  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı esmer şeker
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı eritilmiş margarin
  • 2 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket margarin
  • 1 su bardağı damla çikolata
  • 3 adet portakal kabuğu rendesi
Üzeri için:
  • 1 su bardağı damla çikolata
  • 2 adet portakal kabuğu rendesi
Hazırlanışı:
Kekin klasik kek hamuru hazırlar gibi keki hazırlıyoruz. Dikkat edilmesi gereken nokta Rendelediğimiz portakal kabuklarının suyunun birazcık neminin kaybolmasını bekliyoruz. Hazır olan kek hamurumuzu yağladığımız kalıba döküp önceden ısıttığımız 180 derece fırında pişiriyoruz. Kek pişince fırın ısısını düşürüp kekin üzerine  damla çikolatayı serpiyoruz. 5 Dakika kadar fırında beklettikten sonra keki çıkartıp damal çikolatalı bir kürdan yardımıyla dağıtıp üzerine portakal kabuklarını (suyu sıkılmış) serpip tavşan kanı bir çay eşliğinde ikram ediyoruz.

Yaşasın portakal çikolata aşkı...

Bu uyum kadar mutlu bir hafta sonu dileklerimle...






Huzur = Kahvaltı


Gündemi meşgul eden, haberlerde sürekli dönen haberlerden oldukça mutsuzum. Sağlıklı bir çözüm ile birlikte, huzurlu günlerimize geri dönmek istiyorum.

Uzun zamandır, yorgun ve bitkinim. Evimin salonunda sessiz sedasız oturup, keyifli uzun sohbetler yapmak istiyorum. Yaklaşık bir aydır neredeyse sadece uyumak için evdeyim. Çok yakın bir süre sonra şoför Nebahat olacağım.


İşin espirisi bir yana uzun aradan sonra herkese merhaba diyorum. Dört gözle beklediğim haftasonu tatiline kavuşmanın sevinci içerisinde, sizleri biraz kıskandıracağım. Geçenlerde Akyaka'da Nadir Usta'nın yerinde teyzemlerle kahvaltıya gittik. Siz de huzurlu bir haftasonu geçirmek istiyorsanız, bu kahvaltı durağını kaçırmayın derim. Menü oldukça iyi, kişi başı ise 15 tl. Ama manzara pahabiçilemez.

Önce yedik sonra,


Ördekleri ve balıkları da besledik.




Herkese bol huzurlu, hoş sohbetli bir haftasonu...

Leyla'nın Kahve Dükkanının Kusursuz Havuçlu Keki


Aslında o gün tüm cesaretimi toplamıştım. Evde tek başıma kalabilirdim."Televizyon keyfi yapacaksın", "yemek pişirmeyeceksin" diye kendimi kandırmaya çalışırken, yolculuk vakti yaklaştıkça, gözpınarlarımda biriken damlalar ve titreyen bir sesle babamı arayıp "annem gelsin ne olur" diye ağlarken bulmuştum kendimi. Biz öyle çok ayrı kalmadık 5 yıldır. Her yere birlikte gittik, her zaman yanyana olduk. İlk defa bensiz bir yere gidecekti eşim. İşte annemin akşam saat 21:00'dan sonra yola düşmeleri, yaşlı anneni gecenin bu saatinde yollara düşürmeye utanmıyor musun? nutukları bu yüzdendi. Ben de kendimi affettirmek için onun çok sevdiği bu havuçlu tarçınlı keki yapmaya, gönlünü almaya karar verdim.

Lakin bu seferki kek annemi yorduğum için biraz daha mükemmel hale getirmeliydim. Bizim evde kek pek tercih edilmiyor maalesef. Kek pişirilecekse de içinde muhakkak kakao, çikolata olanı kalıplara dökülüyor. Bu keki anneme ilk yaptığımda Bolu'daydık. Annem çok beğenmişti. Ben de kolları sıvadım bu keki tekrar annemle buluşturmak için. Ancak öncesinde Leylay'a uğramam gerektiğini hatırladım. Kısa bir ziyaretin ardından ben tüm malzemelerle mutfaktaydım.


Malzemeler:
  • 1-2/3 su bardağı un
  • 1,5 çay kaşığı kabartma tozu
  • çay kaşığının ucuyla tuz
  • 1,5 çay kaşığı tarçın
  • 4 çorba kaşığı hindistan cevizi
  • 1/2 su bardağı sıvıyağ
  • 1/2 su bardağı beyaz toz şeker
  • 1/2 su bardağı esmer toz şeker
  • 3 yumurta
  • 250 gr rendelenmiş havuç
  • 150 gr ceviz içi
  • 10 gr tereyağı
Hazırlanışı:
Önce cevizci tereyağında biraz tuzla kavurun, ılıdıktan sonra doğrayın. Sonra un, kabartma tozu, hindistan cevizi, tuz ve tarıçını karıştırıp harmanlayın. Sonra yumurtalarla şekerleri iyice çırpıp içine sıvıyağı ekleyin. Sonra kuru malzemelerin içine bu sıvı karışımı ekleyip çırpmaya devam edin. Sonra havuçları ve en son olarak da cevizleri ekleyip yağladığınız kalıba dökün. Sonra önceden ısıtmış olduğunuz 180 derece fırında 30-40 dakika pişirin. Ilık olarak dilimleyip servis edin.

Bu keki bence kusursun kılan ve beni kendisine hayran bırakan cevizlerin kavrulması ve tereyağına bulanması. Pişerken ise tarçın kokusu insanı mest ediyor. Nedense ben tarçını sevemiyorum. Ne vakit yesem bana biraz ağır bir aroması varmış gibi gelirdi. Ama bu kekte gerçekten herşey kusursuzdu. Leyla Hanım kuru üzüm de kullanmış ama ben kullanmadım.

Leyla Hanım öyle bir anlatmıştı ki bu keki yapmamak olmazdı. Hele bu kek annemin en sevdiği kekler arasındayken ve ben onu onca zahmete sokmuşken, bu keki yapmak kaçınılmaz oldu. İyi ki de yapmışım. Kekin içindeki çıtırdayan cevizler yerken beni çok mutlu etti. Galiba bundan sonra hamur işlerinde kullanacağım kuruyemişleri hep kavurarak ekleyeceğim. 

Kek pişince çayımızı demledik, tatlı bir sohbet eşliğinde keklerimizi yedik. Darısı sizin başınıza...

Tarifin orjinali için: Leyla'nın Kahve Dükkanı

Mutlu tatiller...













Yumurtalı Kuzu Göbeği (Morel Mantarı) ve Kahvaltı


Cuma günü öğleden sonra saat 3 oldu muydu ben tatil moduna geçiş yapıyorum. Gözlerimi kapatıyorum ve kalabalık kahvaltı sofralarının hayalini kuruyorum. Çeşit çeşit peynirler, kalori yüklü hamur işleri, tereyağlı yumurtalar, tavşankanı demlenmiş dumanı üstünde çaylar... Saatlerce kocaman kahkahalar eşliğinde bir kahvaltı... İşte sırf bu yüzden haftasonu demek kahvaltı demek benim için.


Haftasonu sıkılmış kendi kendime dırdırlanıp dururken, babamın telefonu ile kendimi mutfakta buldum. Güzel bir akşam yemeğinin ardından sabah uyanıp annem, kardeşim ve ben mutfağa girip nefis bir kahvaltı hazırladık. Kahvaltının starı ise annemlerin getirdiği köy yumurtaları eşliğinde pişirdiğimiz kuzu göbeği mantarı, pürçük mennesi ve kuşkonmazlardı.


Annem mantarları temizledi, kardeşim tavayı ısıttıp tereyağını koydu. Ben gözyaşları içerisinde soğanları doğradım ve lezzet dolu kokular evimizi doldurdu. Güneş o gün oldukça cömertti. Camın önündeki çiçekler, evin önündeki çam ağacı ise bize güzel bir manzara sundu.


Sonra başladık sofrayı kurmaya. Peynirler, sıcacık simitler poğaçalar, el yapımı reçeller, annemin organik zeytinleri...



Biz böyle ailecek harika bir haftasonu geçirmiştik. Büyük sofralarda, minicik minicik mutluluklarla lezzetli bir haftasonu geçirmeniz dileğimle....








Foccaccia


Güneşin yüzünü göstermeye başladı şu bereketli günlerde, canım şöyle baharatlı bir şeyler denemek istedi. Baharın geliyor olması sebebiyle taze baharatlara kavuşmanın heyecanını yaşıyorum. En çok da Fesleğene kavuşmayı bekliyorum. Fesleğene kavuştuğum ilk anda ise onunla güzel bir pizza tarifi deneyip sizlerle paylaşıyorum. Sadece fesleğen, cherry domates ve mozeralla peynirli bu pizzayı özleyenler parmak kaldırsın...

Yaz gelecek de pizza yapacağız deyip, beklemek istemeyenler için gelsin bu tarif. Bu tarifi kız kardeşim için kahvaltıya hazırladım. Sabah erkenden kalkıp mutfağın yolunu tutup açtım radyomu. Sonra balkona çıkıp güneşi çektim içime. Ardından bir çiftçi edasıyla balkondan biberiyeleri topladım, yıkadım ve ayıklayıp bir köşeye bıraktım. Sonra oturup uzun uzun sarımsak soyup biberiyelerle birlikte havana kattım ve başladım dövmeye. Ezildikçe etrafa muhteşem aromaların eşsiz kokuları yayılmaya başladı. Macun kıvamına gelince de üzerine zeytin yağı ekleyip başladım beklemeye.

Bekledim derken iş burada bitmedi elbette. Soğanlarımı karamelize ettim. Sonra da hamurumu mayaladım ve ortaya bu muhteşem ekmek çıktı. Foccaccia yolculuğumuz başlasın, aşağıda yolcu kalmasın...

Malzemeler:
  • 500 gr un
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 paket yaş maya
  • 1 adet küp şeker
  • yarım su bardağından biraz fazla zeytin yağı
  • 1 baş sarımsak
  • 4-5 dal biberiye
  • 1 adet soğan
  • 1 adet küp şeker
  • 5 yemek kaşığı zeytinyağlı domates sosu
  • tuz
Hazırlanışı: 

Yukarıda anlattığım gibi önce biberiyeli sarımsaklı zeytinyağımızı hazırlayıp bir köşede aromaların yağa geçmesi için bekletiyoruz. Sonra soğanı küp küp doğrayıp kısık ateşte ve bir tane kip şekerle karamelize olmasını sağlıyoruz. Karamelize olan soğanları soğumaya bırakıyoruz.  Daha sonra hamuru yoğurup içine tüm malzemelerini ekleyip mayalanması için üzerini hafif nemli bir bezle kapatıp bekliyoruz. Hamur için detay vermiyorum, burada önemli olan zeytin yağındaki aromayı ayarlayabilmek. Daha sonra önceden ısıttığımız 180 derecelik fırında 30-40 dakika pişiriyoruz.

Ben bunu soğukken daha çok sevdim. Sıcakken aromalarını tam alamamıştım ancak soğudukça daha da bir güzelleşiyor. Bu ekmeği sadece bir bardak çayla ya da  bizim gibi güzel bir kahvaltı sofrasında da tüketebilirsiniz.


Ben ve kardeşim bu ekmeğin kesinlikle biraz daha soğuyunca yenmesi taraftarıyız. Eğer siz de şöyle baharatlı bir şeyler olsa diyorsanız, ya da egeden, akdenizden esintilerle güne başlamak istiyorsanız bu lezzeti mutlaka deneyin.

Pizza


Dışarıda amansız bir yağmur, olsun varsın.
Ya da lapa lapa kar.
Belki de cıvıl cıvıl bir güneş.
Biz de yağmur var, ama olsun hafta sonunun geliyor olmasının mutluluğu yeter. Günü yarıladım bile ben. Erkenden kalktım, yağmuru izleyerek ve tatili gözleyerek kahvaltımı yaptım, işe geldim. Anlayacağınız tatili hak ettim. Eğer siz de benim gibi hafta sonu tatilini dört gözle bekleyenlerdenseniz bana bir göz kırpmanız yeterli.

Ballandıra ballandıra anlattığım tatilin baş tacı ise uzun uzun ve keyifle yapılan kahvaltılardır. Keyifli kahvaltı sofralarımızı bu hafta pizzalarla şenlendirelim istedim.

Hadi hanımlar kolları sıvayın, öyle özel malzemelere gerek yok, buzdolabında, buzlukta ne varsa çıkartın tezgaha. Hamurunuzu mayalayın, hamur dinlenirken siz de mantarı, biberleri, sucukları doğrayın. Yazdan hazırlayıp kaldırdığınız domateslerinizi çıkartın, baharatlarla aromatik bir sos hazırlayın. Elinizde ne kadar peynir varsa, hepsini dizin. Hadi eğlence vakti.


Malzemeler:

Hamur için:
  • 5 su bardağı un( Dr.Oetker pizza unu da kullanabilirsiniz)
  • 1 paket yaş maya (Yuva Maya tercihen)
  • 1 su bardağı ılık su
  • yarım su bardağı zeytinyağı
  • tuz ve 1 tane küp şeker
Üzeri için:
  • Sucuk
  • Mantar
  • Kırmızı ve yeşil biber
  • Zeytin
  • Domates sos
  • Mozzarella peyniri (Pınar, Yörsan, Bahçıvan gibi yerli markaları ucuza bulabilirsiniz)
  • Cheddar peyniri (Pınar ve benzer markaların var)
Hazırlanışı:

Öncelikle hamurumuzu yoğurup mayalanmaya bırakıyoruz. Üzerini muhakkak bir streç film ya da hafif nemli bir bezle kapatın.

Sonra malzemelerinizi hazırlayın, ben ben de olanları kullandım ama siz dolapta ne varsa onu kullanın. Ben kaşar peyniri yerine mozerella denedim, renk olsun diye de biraz cheddar peyniri kullandım. Domates sosunu biraz sarımsak, zeytin yağı, biraz biberiye ve bol baharatla harmanladım.

İşte şimdi işin zevkli kısmı, çoluk çocuk toplanın ve bu nefis pizzaları hazırlamaya başlayın. 


Ben hem pizzadan hem de mutluluktan kocaman bir dilim kaptım bile.
 Peki ya siz?
Mutlu tatiller...

Not: Dominos Pizza'nın Kayseri Ateşi'ne ailecek bayılıyoruz. Dominos'tan ricamız tariflerini bizlerle paylaşması :)


Cherry Domatesli, Hellim Peynirli Tart

Daha önce yaptığım tuzlu tart denemelerimin ardından uzun süredir cafefernando. com sitesinden görüp ayıla bayıla baktığım bir tarife geldi sıra. Oruçluyken yapımını oldukça uzun süreye yaydım ve iftarla birlikte bu eşsiz lezzete kavuşabildim.

Biberiyeyi ne kadar sevdiğimi söylememe gerek yok çünkü artık bütün yemeklerimde kullanıyorum. Benim cömert saksım da biberiyeyi ben koparttıkça daha da büyütür hale geldi. Ben tariften sadece tart hamurunu birebir tuttum. Onun dışında içeriğini kendim oluşturdum. Bu eşsiz tarif için hadi siz de kolları sıvayın bakalım...


Malzemeler:
Hamur için:

  • 1-1/5 su bardağı un
  • 150 gr tereyağı (soğuk ve küp küp dilimlenmiş)
  • 2 çorba kaşığı buz gibi su
  • 1 çay kaşığı tuz
İç harcı için:
  • yarım su bardağı beyaz peynir
  • 1 su bardağı hellim peyniri (rendelenmiş)
  • 15-20 tane cherry domates
  • 2 yemek kaşığı sızma zeytin yağı
  • biberiye, karabiber
  • domateslerin üzeri için keş rendesi
  • biraz kaşar peyniri rendesi
Hazırlanışı:

Öncelikle un ve tuzumuzu harmanlayıp içerisine küp küp doğrayıp soğuttuğumuz tereyağını ekleyip yoğuruyoruz. Hemen ardından sularını ekleyip hamurumuzu bir poşete atıp buzdolabından en az 1 saat dinlendiriyoruz. 


Dinlenen hamuru yağladığımız tart kalıbına koyup el yardımıyla açıyoruz. sonra önce beyaz peyniri, ardından rendelenmiş hellim peynirini hamurun üzerine ekliyoruz. sonra cherry domateslerini dizip üzerlerine biraz tuz döküp, keşleri rendeliyoruz. Sonra karabiber, zeytin yağı ve son olarak da taze biberiyeyi ekleyip önceden ısıttığımız fırında 40 dakika pişiriyoruz. Fırından çıkartmadan önce üzerine isteğe bağlı olarak kaşar peyniri rendeleyip ılık olarak servis yapıyoruz.



Siz de taze baharatlarla tartınızı çeşitlendirebilirsiniz. Benim için oldukça lezzetli bir seçenekti bu tart. Siz de sofralarınızda farklı lezzetler arıyorsanız, bu eşsiz tartı kaçırmayın.

Mutlu haftalar...

Taze Patates

Mevsiminin gelmesini dört gözle bekler oldum desem yeridir. Özellikle de incecik kabuklarıyla, taze baharatlarla daha da bir lezzetli gelir taze patates bana. Öyle patates düşkünü bir insan değilimdir, ama söz konusu taze patates olunca son iki yıldır galiba büyük bir tutkuyla bağlandım bu eşsiz lezzete.

Yanında süzme yoğurt ya da sadece zeytin yağlı olması yeter de artar bile... Ama tazecik biberiyeye ve sarımsaklısına da asla hayır demem doğrusu....


Bunun için ekstra bir tarif vermeye gerek duymuyorum. Eğer elinizin altında taze patatesleriniz varsa pişirme sürecindeki çeşitlendirme size kalsın. Ben bir kase içerisinde zeytin yağını, püre haline getirdiğim sarımsağı, taze biberiyeyi ve toz biberi iyice harmanladım. Bu karşımla patateslerimi yağlayıp pişirdim. Bir kase süzme yoğurtun içine bir kaşık labne peyniri ekleyip çırptım ve üzerine italyan otlarını değirmenden geçirdim. Sonrası ise damak çatlatan cinsten oldu.


Patatesin en sevdiğim hali... Tüm aromaları içinde barındırıyor bu pişirme şekliyle.


Bu eşsiz lezzete siz de kayıtsız kalmayın...
Mutlu haftalar...

Peynirli Börek


Günler öyle hızlı geçiyor ki, saate bakınca sadece 11:30 ve 16:45'leri görüyorum. Ne zaman öğlen oldu, ne vakit gün akşam oldu anlamıyorum. Bunun etkisinde, her sabah giyinirken "Allah'ım ne olur akşam bir an önce olsun! Hatta gözlerimi kapatıp açayım ve akşam olmuş olsun!" diye içten yaptığım duaların etkisi nedir bilemem. Mevsim artık iyice kendini hissettirir oldu. Her ne kadar hala gök gürlese de yine yaz geldi artık.

Amasrayı anlattım, Safranboluyu da ama oradan aldığım lezzetli şeylerden bahsetmeye hiç fırsatım olmadı. Neler mi aldım? Manda yoğurdu, tazecik inek peyniri, şifalı kırk kilit otu, mis gibi çilek, safranlı lokum, bağlar gazozu ve daha nicesi. Manda yoğurdu azıcık ağırdı. Ama peynire laf yok.

Bu peynir öyle marketten aldığınız peynirlere benzemiyor. Sapsarı rengiyle, mis gibi kokusuyla, Amasra pazarından aldığım peynirle yaptığım bir börek bu. Lafı fazla uzatmadan tarife geçelim.



Bildiğiniz malzemelerle yapılan oldukça pratik bir tarif. O sebeple uzun uzun tarif vermeyeceğim. 3 Adet yufka, biraz süt, yoğurt ve yumurta, içi içinse peynir ve maydanoz. Gerisi size kalmış.

Haftasonu geldi yine, eve gidip kendimi çimenlerin  içine ormana atmak istiyorum. Gerçi bu gün öğle tatilinde ormanda yürüyüş yaparken soğuk bir süprizle karşılaştık. Uzun zamandır böyle korktuğumu hatırlamıyorum. Tempolu tempolu yürürken az daha güneşlenen bir yılanın üzerine basıyorduk. Ben ondan o da benden korktu, nihayetinde ise her ikimiz de farklı istikametlere doğru hızla arkamıza bakmadan yol aldık. Yılanla ilgili kötü bir anım var, küçük büyük farketmez adı bile yeter benim için.

Yaşasın tatil deyip, yarın sabah böyle bir kahvaltıyla güne başlamak istiyorum.


Mutlu tatiller...

Karışık Pide

Hafta sonumun en büyük keyiflerinden biri de kanallardaki yemek programlarını takip etmek, izlerken bolca "hmmm, nımmm, nommm" gibi homurtular çıkartmak, sonrasında ise beğendiklerimi mutfakta soframıza hazırlamak.

En son Arda'nın Mutfağını izledim. Arda Bey pide yaptı, kıymalı, kavurmalı kaşarı ve yumurtalı ve tahinli. Bir Konyalı olarak eşimle programı izledikten sonra muzip bir bakışla, kahvaltıda yesek ne güzel olurdu gibi sözlerin ardından, pazar sabahı üşenmeyip erkenden kalktım ve kolları sıvadım bu enfes pideleri yapmaya.

Tarifleri bire bir uygulamadım. Harç malzemelerini ve hamurunu kendim hazırladım. Hamurunu klasik pizza hamurundan, 3 ayrı pide olacak şekilde hazırladım. Sadece tahinli olanını bire bir oldu sanırım harç bakımından.

3 pide için de ortak hamur tarifi:

Malzemeler:


  • 1, 1/2 su bardağı ılık su
  • 1 yumurta
  • 5 su bardağı un (1 su bardağı hamuru açarken kullanın)
  • 1 tane küp şeker
  • 1 tatlı kaşığı kuru maya
  • tuz
Hazırlanışı:

Maya, şeker ve ılık suyu karıştırıp kabaran mayayla hamurumuzu yoğurup üzerine hafif nemli bir bez örtüp 30 dakika dinlenmeye bırakıyoruz. Sonra kabaran hamurumuzu 3 eşit parçaya bölüyoruz.

KAŞARLI VE PASTIRMALI PİDE



Harç
Malzemeler:
  • 100 gr pastırma
  • 100 gr kaşar peyniri
  • 50 gr tereyağı
  • 1 adet yumurta
Hazırlanışı:

Birinci bezemizi alıp, oklava yardımıyla öne ve arkaya olmak üzere pidemizi açıyoruz. Açtığımız hamurun üzerine çırptığımız yumurtadan sürüyoruz. Sonra üzerine pastırma ve kaşarları yayıp kenarlarını kapatıp, yumurtalayıp, fırına sürüyoruz.


Fırından çıkan pidelerimize tere yağını sürüp afiyetle yiyoruz. Benim birinci favorim buydu. Çok büyük bir iştahla tükettim. Ayrıca de çok harika bir tadı vardı.

PATATESLİ KAPALI PİDE




Harç
Malzemeler:
  • 3 adet orta boy patates
  • yarım demet maydanoz
  • karabiber, tuz, kimyon ve kırmızı biber
Hazırlanışı:

Hamuru gene aynı şekilde açıp tüm harmanlayıp hazırladığımız tüm harcı hamurun üzerine boşaltıyoruz. Sonra küçük küçük tereyağ parçacıkları ekleyip hamurumuzun üstünü kapatıp, yumurtalayıp, fırına veriyoruz. Çıkan sıcak pidelerimizin üzerini tekrar tereyağıyla lezzetlendiriyoruz.




TAHİNLİ CEVİZLİ PİDE


Harç
Malzemeler:
  • 1 çay bardağı tahin
  • yarım bardağı ceviz (kırılmış)
  • 1 çorba kaşığı toz şeker
  • 1 çorba kaşığı pudra şekeri
Hazırlanışı:

Hamurumuzu yine aynı şekilde açıp, önce bir fırça yardımıyla tüm tahini hamur yüzeyine sürüyoruz. Sonra ceviz kırıklarını ve en son olarak da toz şekeri serpip hamuru önce enlemesine rulo gibi sarıyoruz. Sonra da salyangoz şekli verip pişmeye bırakıyoruz. Fırından yükselen kokulardan, birazdan enfes bir tatlının çayınıza şeker olacağı anlıyorsunuz. Fırından çıkan tahinli pidenin üzerine bolca pudra şekeri ilave edebilirsiniz. 



Kaşarlı ve pastırmalı pideyi çok beğendim. Kaşar ve pastırma yerken, çıtır çıtır yumurtalı hamurla eşsiz bir lezzet yakalamıştı. Tereyağı ve yumurta çok daha nefis bir lezzet katmış.

Ben hamur işlerinde patatesi sevmiyorum. Bu patatesli kapalı pideyi eşim ayıla bayıla yedi.

Çok doyduğumuz için tahinli pidemizi daha sonra çayla tükettik. Ceviz ve tahini çok severim ben. Kahvaltı soframda da bolca tüketirim. Pideye de çok yakıştı.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...