Sayfalar

Bu Blogda Ara

Balık Yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Balık Yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Gezi Notları / Amasra


İki bölüm yayınladığım Safranbolu gezimizin devamını ise Amasra'da geçirdik. Öyle güzel, öyle doyumsuz manzaralarla karşılaştık ki, doğanın güzelliği karşısında nefeslerimiz kesildi.

Amasra'ya yaklaşırken bizi pamuk gibi bulutlar karşıladı. Ben Karadenizi beklerken, dört nala atlar gibi koşturan bulutlar da hiç fena olmadı hani.







Yemeğimizi Çeşmi cihan da yedik, harika bir deniz manzarası eşliğinde...

Meşhur Amasra salatası


Yemek sonrası ikram edilen manda yoğurdu, bal ve ceviz eşliğinde...


Benim de evim olsun, bahçesinde bu çiçeklerden olsun...



Ben sanatsal ? fotoğraf çekme çabalarım. Aslında fotoğrafı çok beğendim. Sizce nasıl olmuş?

Eşsiz bir manzara...

Çekiciler çarşısını gezmeden olmazdı elbette...




Bulutların üzerinde gibiydik...



Güzel manzaralarla rotayı Bartına çevirdik. Şehir merkezinden geçerken, bir nehir kıyısında güzel ve şirin bir çay bahçesinde tavşan kanı çaylarla gezimizi sonlandırdık...

Palamut


Balık mevsimi geldi demiştim daha önceki yazılarımda. Ee mevsimi gelir de ben balık alıp yemem mi hiç? Her ne kadar evimi kokutsa da, pişerken yağı sağa sola sıçramaya çalışsa da balıktan vazgeçemeyenlerdenim ben.

Bu defa da Akçakoca Palamutu alıp tavada kızarttım. Yanına annemin getirdiği zeytin yağı ve nar ekşisi ile mevsim salatası ve sadece ekmek. Yetti de arttı bile. İthal palamutlardan da tüketiyoruz biz. Hatta genellikle ithal palamutlardan alıyorduk. Bu defa Akçakoca Palamutu aldık. Eve gelince sudan geçirip bolca tuzladım ve yaklaşık 3 saat kadar bekletip az yağda kızarttım. Nar gibi kızaran palamutlarım soframı şenlendirdi.


Bu arada balıkla en çok rokayı yakıştırıyorum ben. Roka, balık ve köy ekmeği kadar birbirine yakışan bir menü yok. Herkese afiyet olsun...

Deniz Börülcesi

Sis ve serin bir havayla uyandığımız sabahın ardından günümüzü aydınlatan güneşle güne devam ediyoruz. Her ne kadar memleketten uzak olsak da lezzetlerinden vazgeçemiyoruz. Bundan da şikayetçi değiliz hani:))

Lezzetin sınırlarını zorlayan bir tarifle bu güne başlamak istiyorum. Deniz Börülcesiyle...
Mis kokulu sarı tereyağıyla, annemin bana getirmiş olduğu bahçemizde yetiştirdiği ve kuruttuğu kırmızı biberle ve acı biberlerle kavurduğumuz sosuyla tadına doyamadığımız bir lezzet. Renk cümbüşüne bakar mısınız.

Malzemeler:
  • 500 gr deniz börülcesi
  • bir kase süzme yoğurt
  • 2 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber
  • kuru kırmızı biber
  • yeşil biber
  • tuz
Hazırlanışı:

Deniz börülcesini haşlayıp aman tuzsuz haşlayın kendiden tuzlu çünkü, ayıklayıp suyunu sıkıyoruz. Sarımsaklı yoğurdumuzu hazırlayıp börülcemizin üzerine gezdiriyoruz. Son olarak tereyağında biberlerimizi kavurup servise hazır hale getiriyoruz.

Hala kokusu burnumdan gitmiyor. Tereyağı, toz biberle kuru ve yeşil biberleri kavurup bu karışıma döküp, ekmek bana bana yemek. Akdeniz mutfağında en yaygın yemek tipidir borani yani yoğurtlamalar. Yazın sıcağı için de en büyük kolaylıktır. Bahar aylarında çıkan portakal ağaçlarının yeni sürgünlerini bile bir şekilde yoğurtlayıp yiyoruz biz. Ve vazgeçilmeyen tarafı ise muhakkak tereyağını yakıp üzerine dökmemizdir.

Ama bence en favori olan ise bahçeden toplayıp kızarttığımız biber, bamya ve patlıcanların yoğurtlanması. Yanında kavrulmuş makarna... En kısa zaman da böyle bir ikiliyi sizinle paylaşacağım.

Balık mevsimi de geldi. Biz de hemencecik tadına varalım dedik. Gerçi tatilimizin son günlerinde eşimin tuttuğu ve tutarken hele de tuttukça daha da heyecanlandığı sokkanlardan biz nasiplendik ama hamsinin yerini tutmadı.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...