Sayfalar

Bu Blogda Ara

Ekmekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ekmekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Foccaccia


Güneşin yüzünü göstermeye başladı şu bereketli günlerde, canım şöyle baharatlı bir şeyler denemek istedi. Baharın geliyor olması sebebiyle taze baharatlara kavuşmanın heyecanını yaşıyorum. En çok da Fesleğene kavuşmayı bekliyorum. Fesleğene kavuştuğum ilk anda ise onunla güzel bir pizza tarifi deneyip sizlerle paylaşıyorum. Sadece fesleğen, cherry domates ve mozeralla peynirli bu pizzayı özleyenler parmak kaldırsın...

Yaz gelecek de pizza yapacağız deyip, beklemek istemeyenler için gelsin bu tarif. Bu tarifi kız kardeşim için kahvaltıya hazırladım. Sabah erkenden kalkıp mutfağın yolunu tutup açtım radyomu. Sonra balkona çıkıp güneşi çektim içime. Ardından bir çiftçi edasıyla balkondan biberiyeleri topladım, yıkadım ve ayıklayıp bir köşeye bıraktım. Sonra oturup uzun uzun sarımsak soyup biberiyelerle birlikte havana kattım ve başladım dövmeye. Ezildikçe etrafa muhteşem aromaların eşsiz kokuları yayılmaya başladı. Macun kıvamına gelince de üzerine zeytin yağı ekleyip başladım beklemeye.

Bekledim derken iş burada bitmedi elbette. Soğanlarımı karamelize ettim. Sonra da hamurumu mayaladım ve ortaya bu muhteşem ekmek çıktı. Foccaccia yolculuğumuz başlasın, aşağıda yolcu kalmasın...

Malzemeler:
  • 500 gr un
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 paket yaş maya
  • 1 adet küp şeker
  • yarım su bardağından biraz fazla zeytin yağı
  • 1 baş sarımsak
  • 4-5 dal biberiye
  • 1 adet soğan
  • 1 adet küp şeker
  • 5 yemek kaşığı zeytinyağlı domates sosu
  • tuz
Hazırlanışı: 

Yukarıda anlattığım gibi önce biberiyeli sarımsaklı zeytinyağımızı hazırlayıp bir köşede aromaların yağa geçmesi için bekletiyoruz. Sonra soğanı küp küp doğrayıp kısık ateşte ve bir tane kip şekerle karamelize olmasını sağlıyoruz. Karamelize olan soğanları soğumaya bırakıyoruz.  Daha sonra hamuru yoğurup içine tüm malzemelerini ekleyip mayalanması için üzerini hafif nemli bir bezle kapatıp bekliyoruz. Hamur için detay vermiyorum, burada önemli olan zeytin yağındaki aromayı ayarlayabilmek. Daha sonra önceden ısıttığımız 180 derecelik fırında 30-40 dakika pişiriyoruz.

Ben bunu soğukken daha çok sevdim. Sıcakken aromalarını tam alamamıştım ancak soğudukça daha da bir güzelleşiyor. Bu ekmeği sadece bir bardak çayla ya da  bizim gibi güzel bir kahvaltı sofrasında da tüketebilirsiniz.


Ben ve kardeşim bu ekmeğin kesinlikle biraz daha soğuyunca yenmesi taraftarıyız. Eğer siz de şöyle baharatlı bir şeyler olsa diyorsanız, ya da egeden, akdenizden esintilerle güne başlamak istiyorsanız bu lezzeti mutlaka deneyin.

Yayla Çorbası ve Köy Ekmeği


Nasıl geçtiğini anlayamadığım bir haftanın ardından herkese merhaba diyorum. Aniden Muğlaya gidip gelmek zorunda kaldım. Gidişim hem iyi oldu hem de kötü oldu. Araç değiştirmek çok yoruyor insanı. Giderken öyle çok yoruldum ki, gelirken de sürekli uyudum. Yolculuğun en iyi tarafı ise İncir Kuşları isimli kitabı bitirmem oldu. Daha öne Ayşe KULİN'in Sevdalinka'sını okuyup günlerce savaş üzerine düşünmüştüm. Kitapta anlatılanlardan bazılarını kafamda resimleyip uzun süre etkisinden kurtulamamıştım. İncir Kuşları da beni çok hüzünlendirdi. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.

Muğla yine çok güzeldi. Her yer yemyeşildi. Hava ılık ve güneş çok cömertti.

Bu yorgunluğu atmam uzun sürse de bundan kurtulmanın en iyi yolu şöyle sıcak bir çorba, yanında da mis gibi köy ekmeği ve bol yeşilli bir salata. Bazı sabahlarda bile çorba içmeyi tercih ediyorum ben, hem de severek.

İçtikçe içimi ısıtan, ekmeği bandıkça daha da çok yediren bir çorba tarifi vereceğim bu gün sizlere. Eminim ki hepinizin vazgeçemediği bir tariftir yayla çorbası.

Malzemeler:
  • 5 su bardağı su
  • 1 kahve fincanı pirinç
  • 1kahve fincanı un
  • 1 adet yumurta
  • 2 su bardağı süzme yoğurt
  • üzeri için nene ve tereyağı
Hazırlanışı:
5 su bardağı suyu bir tencereye katıp, pirinçleri ekleyip pişmeye bırakıyoruz. Ayrıca bir kapta un yoğurt ve yumurtayı iyice çırpıp, kaynayan sudan ekleyip incelmesini sağlıyoruz. Sonra tüm karışımı suya ekleyip pişiriyoruz. Üzerine tereyağında naneyi yakıp çorbamızı sıcacık servis ediyoruz.


 Bu ekmeği siyah zeytin ve beyaz peynirle yemeyi çok seviyorum. O kadar lezzetli ki ekmeği tek başına yiyebilirsiniz. Herkese mutlu bir hafta diliyorum.

Çok Tahıllı Ekmek


Her ne kadar çalışan bir kadın olsam da evimde, soframda organik yiyecekler tüketmeyi çok seviyorum ve özellikle de tercih ediyorum. Ya da hazır tüketim gıda maddeleri yerine kendim hazırlayıp pişirmeyi seçiyorum. Daha önceki yazılarımda ekmek tarifleri vermiştim. Ev yapımı yoğurdumu göstermiştim. İşte şimdi yine bir ekmek tarifi daha vermek istiyorum. Sadece evde yaptığım yoğurt, belki yanına biraz pekmez, tabi ki o da annemin yaptığından, ve bu ekmek. Ya da kırma yeşil zeytin... Piştikten sonra tadına bakmak için kesince kesinlikle çok leziz olduğu sonucuna vardım.

Biz Türkler buğdayın kepeğini, aslında en değerli yerini ayırıp, onu genellikle hayvanlarımıza verip, beyaz undan ekmeğimizi yapıyoruz. Doğru sanılan büyük bir yanlış daha mutfaklarımızda. Hem lezzet hem de sağlık açısından tam tahıllı, çavdarlı, kepekli ekmekleri tercih ediyorum ben soframda.


Malzemeler:
  • 1,1/3 ölçek ılık su
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 2,2/3 ölçek tam tahıllı un
  • 1 ölçek beyaz un
  • 1 ölçek kepekli un
  • 1 tatlı kaşığı kuru maya
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 tane küp şeker
  • ceviz, çekirdek, haşhaş hem içine hem de üzerine kullanabilirsiniz.)
Hazırlanışı:

Bir su bardağı ılık suyu kabımıza döküp diğerini şeker ve mayayla mayalanmaya bırakıyoruz. Tereyağını eritip suya ekliyoruz. Un ve tuzu ekleyip, son olarak kabaran mayayı de döküp yumuşak bir hamur olana kadar yoğuruyoruz. Sonra dilediğinizce şekil verip, ekmeğimizi en az 1 saat üzeri kapalı olarak mayalanmaya bırakıyoruz.



 Sonra ekmeğimizin üzerini hafif ıslatıp, bir bıçak yardımıyla hafif çizikler atıp, ceviz, haşhaş ve çekirdekle süslüyoruz.


Sonra da önceden ısıttığımız fırında 30 dakika kadar pişmeye bırakıyoruz.

Yumuşacık bir iç, sert kabuklu bir ekmek çıkıyor ortaya. Yanına biraz kırma yeşil zeytin, biraz pekmez ve ev yapımı yoğurtla yemeye doyamıyoruz. Afiyet olsun...



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...