Sayfalar

Bu Blogda Ara

fırın yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fırın yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Tepsi Kebabı


Mutfağa girdim, poşetten çıkarttığım tazecik kıymanın paketini açtım, tam "senden ne pişirsem?" diye düşünürken, hafta sonu izlediğim bir programda gördüğüm bu kebap geldi aklıma. Önce biraz hayıflandım, neden benim de şöyle güzel bir bakır tepsim yok diye, ama sonra heyecanla tüm malzemeleri toparlamaya başladım. 

Bakır tepsim olmasa da borcam bir kalıp işimi görürdü ne de olsa. Önce kıymayı kebaba dönüştürmek için kolları sıvadım. Soğanla gözlerimi yaşartıp, ellerimi bolca sarımsak kokuttum. Pazardan aldığım pembe domatesleri bir güzel dilimledim (pazarda bu enfes domatesleri satan bir manavımız var, cam seralarda yetişen mis gibi de domatesleri). Her bir baharatı önce koklayıp sonra da kıymayla buluşturdum. Buzluktan biberler de çıkınca, Antakya'ya kadar gidip gelmiş oldum.

Malzemeler:
  • 500 gr kıyma
  • 1 yemek kaşığı galeta unu
  • 1 büyük boy soğan
  • 1 baş sarımsak
  • 1 tatlı kaşığı ducros zahterli baharat karışımı
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 2 adet domates
  • 7-8 tane biber
Hazırlanışı:

Kıymayı bir kaba koyun. 1 baş soğanı incecik küp küp doğrayıp, tuzla ovup, suyunu sıkın. Bir baş sarımsağı soyup, 4-5 tanesini kıymanın içine ekleyin. Sonra Tüm baharatları ve galeta ununu ekleyip en az 15 dakika yoğurun. Borcamı zeytin yağı ile yağlayıp hazırladığınız kebabı tepsiye yayın. Kebabın üzerine dilimlediğiniz domatesleri, sarımsakları ve biberleri ekleyip, önceden ısıttığımız fırında 20 dakika pişirin. Domateslerin suyu tamamen kaybolmadan ocaktan alın.

Bu şimdiye kadar kendi yaptığım en lezzetli yemekti. Sadece soğan ve sarımsağın ete böylesine lezzet katabileceğini hiç tahmin etmemiştim. 

Elbette ducrosun zahterli karışık baharatının da lezzete lezzet kattığı tartışılmaz bir konu. Zahteri mutfağıma yeni kattım ve çıkan sonuçtan da çok memnun kaldım.



Ben bu kebabı sade tereyağlı pirinç pilavı, nohut yahni, süzme yoğurt ve patlıcanlı ezme ile soframda buluşturdum. Evimizde bir yöresel hava oluşsun istedim.


Fellah Köftesi (Sarımsaklı Köfte)


Bol vaktim olsa, çalışmasam mesela, gezsem dursam diyar diyar. Her şehrin farklı farklı lezzetlerini denemek için heyecanla hayaller kuran benim sözlerim bunlar. Baktım hem vakit yok hem de çalışıyorum ben de iş arkadaşımın ballandıra ballandıra anlattığı bu köfteyi yapmak için onu bize çağırdım. Hem ben Tarsusa kadar gidip gelmiş oldum, hem de keyifli ve eğlenceli bir mutfak macerası yaşadık.

Malzemeler:
Köfte için:
  • 3 su bardağı köftelik bulgur
  • 1 adet yumurta
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 3 yemek kaşığı un
  • su, tuz, kimyon
Sos için:
  • 1 baş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • zeytinyağı
  • isteğe bağlı sarımsaklı yoğurt
Hazırlanışı:

Öncelikle bulguru sıcak suyla ıslatın. Bulgur şişerken siz de diğer malzemeleri hazırlayın. Sonra şişen bulgurun için yumurtasını, ununu salçasını ve baharatlarını ekleyip yoğurmaya başlayın. Yoğurmaya başlarken yanınıza bir kase su alın. Uzun bir yoğurma işlemi sizi bekliyor. İlk önce ben başlamıştım yoğurmaya ama baktı arkadaşım beceremiyor kolları sıvadı ve başladı yoğurmaya. Bilen kişi elbette başka oluyor. O yoğurdukça köfte bambaşka bir hal almaya başladı. Yoğurma işleminin ardından sıra geldi şekil vermeye.
Minik minik ayırdığımız köftelerimizi serçe parmağımızla şekillendirip haşlamaya başladık. Köfteler haşlanırken üzeri için sarımsakları ve salçaları kavurduk. Sosla birleşen köftelerin saçtığı kokuya daha fazla dayanamadık. Arkadaşım için hazırladığım ikramları da çıkartıp sofrayı kurunca başladı ziyafetimiz.



Menümüzde:
  • Fellah köftesi
  • Fırınlanmış patates ve mantar
  • Poşette tavuk
  • Nohut yahnisi
  • Salata
  • Yoğurt
  • Acıbadem kurabiyeli tiramusu
vardı. Köftenin hazırlanışı biraz zahmet istiyor ancak yemeye başlayınca bu zahmete değeceğini düşünüyorsunuz. Damağınızda kalan lezzet tüm yorgunluğunuzu unutturacak. 

Sevgili arkadaşıma beni kırmayıp geldiği ve bu zahmete katlandığı için, ayrıca eli kolu dolu gelip bana resimde görüş olduğunuz güzel çiçekleri getirdiği için buradan teşekkürlerimi ve sevgilerimi yolluyorum.

DUYURU:  Birkaç gün içinde çok önemli bir etkinlik düzenlemeyi planlıyorum. Düzenleyeceğim etkinlik için şimdiden yardımlarınızı bekliyorum. Sevgiyle kalın...





Güveçte Bıldırcın


Alışverişi bitirip kasaya yöneliyoruz. Aldıklarımızı geçirmeye başlarken, kasiyer kızın bir sorusuyla karşı karşıya kalıyorum. Bu bıldırcın nasıl bir şeydir? Lezzetli midir? Eti nasıldır? Nasıl pişirilir? Ben de başlıyorum anlatmaya.

Küçükken babam avlar getirir biz de afiyetle yerdik. Bazılarının kulağına kötü gelebilir en baştan söyleyeyim ama av hayvanları nedense bana pek bir lezzetli gelir. Keklik, güvencin, bıldırcın, tavşan... Küçükken özellikle köyde kaldığımız zamanlarda annem babamın avladığı kuşları mersin dallarına dizer sobanın içine sallardı. Beş dakika içinde tüm evi enfes bir koku, piştikten sonra da damaklarımızı muhteşem bir lezzet sarardı. Babam artık bıldırcın avlamasa da kasaptan aldığı bıldırcınlarla bizi mest etmeye devam ediyordu.

Geçen yaz tatilinde gittiğimiz de bizim için ayırdıkları kekliği ayıla bayıla yemiştik. Keklik eti eşimin ilk deneyimiydi. Bıldırcını ise ilk defa benim pişirmemle denedi. O bıldırcını da kekliği de biraz tavuğa benzetti ama, ben küçüklükten bu yana yediğim için hepsinin arasındaki farkı çok iyi bilirim.

Malzemeler:

  • 4adet bıldırcın
  • biraz tuz ve su
Hazırlanışı:
Bıldırcınları güzelce tuzlayıp, şişlere geçirip güvecin içine diziyoruz. Fırına sürmeden önce sadece yarım çay bardağı su döküp ağzını hiç açmadan 3 saat kadar orta ateşte pişiriyoruz.



Ben karışık salata ve tereyağlı bulgur pilavıyla servis yaptım bıldırcınları. Çok da yakıştılar.

Ağır ağır pişince hem daha lezzetli oluyor hem de et daha yumuşacık pişiyor.Şişe dizip sularını ve yağını akıtınca da ortaya yemeye doyamayacağınız bir tat çıkıyor.

Bolonez Soslu Lazanya

Günler hızla akıp gitmekte. Sağlıklı yiyeceklerin yerini bu günlerde hamur işleri alıyor. Misafirler gelecek, yemeğe gideceğiz diyerekten menümüz bu günlerde birazcık ağırlaştı.

Ama uzun süredir bu tarifi denemek ve sizlerle paylaşmak istiyordum. Kısmet bu güneymiş. Daha önce hiç bir tarife bağlı kalmadan denemiştim lazanyayı. Çok sevmiştim. Bolca kıymalı ve domatesli bu lezzeti. Şimdi ise paketin arkasındaki tarife birebir uyarak pişirdim bu lazanyayı. Havuçların biraz diri kalmış olması dışında her şey mükemmeldi.

Malzemeler:
  • 20 yaprak lazanya
  • üzeri için bir su bardağı kaşar peyniri ve keş rendesi
Bolonez Sos İçin:
  • 300 gr kıyma 
  • 3 adet kereviz sapı  
  • 3-4 adet orta boy domates
  • 1 orta boy havuç
  • 1 orta boy soğan
  • 1 kaşık salça
  • 1 avuç maydanoz
  • 1 çay bardağı kadar et suyu veya sebze suyu
  • tuz, karabiber
  • zeytinyağı
Beşamel Sos için:
  • 2 Çorba kaşığı tereyağ
  • 2 çorba kaşığı un
  • 2 su bardağı soğuk süt
Hazırlanışı:

 Önce bolonez sosumuzu hazırlıyoruz. Zaten pek çoğunuz tarifini biliyorsunuzdur. Ben paketin arkasındaki tarifi birebir uyguladım.

Beşamel sosumuzu da hazırladıktan sonra başlıyoruz lazanyalarımızı dizmeye.


Daha önceki tarifimi yaparken en alt kata harç eklememiştim ve lazanyam yapışmıştı. Ama şimdi ekleyince hop diye kalkan bir lazanyam oldu. Lazanyayı haşlamadan kullandım.


Bu da fırına girmeden önceki hali. 

Biraz tembellik yaptım, zaten alacağınız paketin üzerinde tarif detaylıca anlatılıyor.:))

Herkese afiyet olsun...

Kestaneli Pilav ve Poşette Hindi


Pek adetimiz değildir aslında yılbaşında hindi yiyelim. Ama eşim çok isteyince sıvadım kolları bu yıl başında hindi pişirmeye. Öncelikle şunu belirteyim ki daha önce birkaç defa yemiştim hindiyi. Bir döner bir de tandır olarak buğuda pişmiş sebzeler eşliğinde. Tandır olanını çok beğenmiştim ama tat olarak tavuktan pek ayırt edememiştim.

Ancak şimdi kendim pişirince anladım ki eti tavuk etinden daha yumuşak. Aldığım hindiyi güzelce yıkayıp, tuz bile eklemeden fırın poşetinin içine koyup 3,5 saat fırında pişirdim. Sonra poşetini çıkartıp himalaya tuzu ile tuzladım ve birazcık da öyle fırında beklettim. Hindi için yaptığım tek şey bu oldu.

Eşim istediğinde pilavla doldurmayı teklif ettim. Ama o malesef benim ilk tavuk dolmamı beğenmediği için hindiyi riske atmak istemedi. Aslında ilk tavuk dolmamı ben de beğenmemiştim.:))

Ben de bu güzel, nar gibi kızarmış, yağlarından ayrılmış hindinin yanına güzel bir kestaneli pilav yaptım. Pilavın tarifini daha önce vermiştim. Merak edenler bakabilirler. Bu kez farklı olarak pilavımın içine knorun yeni çıkan tavuk suyunu, badem ve kuş üzümünü ekledim. Sonuç çok harika oldu. Başbaşa olduğumuz yuvamızda iki kişilik soframızda bu enfes ikilinin yanına ne gider diye düşündüm ve güzel bir kış salatası hazırlayarak sofrayı tamamladım. Hindinin derisi çok inceydi. Tüm yağlarından ayrıştı ve çıtır çıtırdı.





Biz afiyetle yedik, yapmak isteyenlere de şimdiden afiyet olsun...

2012 yılına hasta olarak girdim. Umuyorum ki kısa sürede iyileşirim. Herkese, sağlıklı, huzurlu, mutluluk dolu ve bol kazançlı bir yıl diliyorum.

Sebzeli Köfte


Buralara ilk kar düştü, dağlarımızın tepeleri kırardı. Hava epey soğudu, yapraklar sararıp döküldü. Sonbahar yüzünü kışa çevirdi. Dört mevsimin tüm güzelliğini burada yaşamak mümkün. Onun için çok seviyorum burayı. Kışsa gerçekten soğuk, baharsa yeşil...

Bu sıralar evimizde doğal gaz problemi yaşıyoruz ve ısınma konusunda sıkıntı çekiyoruz. Allah dışarıda kalanlara, evsiz yurtsuz olanlara yardımcı olsun. Üşüdükçe benden daha kötü hallerdekileri düşünüyorum. Böylelikle halimize şükretmek için bir fırsatımız daha oluyor.

Ev soğuk olunca yemek yaparken de kolaya kaçmayı tercih ediyorum. Soğuk beniz biraz tembelleştirdi.
Ne pişireyim derken aklıma kebap yapmak geldi, ama şişlere etleri hazırlamaktan üşendim, patates ve domatesle birlikte yemeği sebzeli köfteye dönüştürdüm. İyi ki de öyle yapmıştım, severek yedik.

Malzemeler:
  • 500 gr kıyma
  • tuz, karabiber, kimyon,soğan ve sarımsaklı karışık baharat
  • 3 adet patates
  • 2 adet domates
  • patates için köri
Hazırlanışı:

Kıymanın içine baharatları ekleyip bütünleşinceye kadar yoğuruyoruz ve ceviz büyüklüğünde top köfteler hazırlıyoruz. Patateslerimizi elma dilimleyip, köriyle soslandırıp önceden ısıttığımız fırında hafif kızarana kadar pişiriyoruz. Sonra üzerine köftelerimizi ve yine elma dilimlediğimiz domateslerimizi ekleyip pişiriyoruz.

Afiyet olsun.

Kaburga


Bayram geldi gelecek derken o bile göz açıp kapayıncaya kadar geçiverdi. Mevsimde onun bitişiyle iyice döndü. Hava soğuk, gökyüzü karanlık ama içim sıcacık. Sanırım asıl önemli olan da bu. Kara bulutlar sadece gökyüzü kapatabilir, yüreğimi değil.

Yoğun bir bayramdı gurbette olmamıza rağmen. Ben de yaptığım yemeklerden yavaş yavaş başılıyorum tarifleri vermeye. Annemin Emsan tenceresinde susuz ve yağsız yaptığı etleri özledim. Ama ev kokmasın istediğim için ben tencere yerine fırında, yağlı kağıtta pişirmeyi tercih ettim.

Bu sonuca ulaşmak için sadece biraz kaburgaya ve tuza ihtiyacımız var. Et pişerken yağlarından ayrılıyor. Yağı etinden ayrıldığı için yumuşacık oluyor. Tuzun da verdiği aroma ete inanılmaz bir lezzet katıyor. Geriye nar gibi kızarmış yumuşacık et kalıyor.

Denemek isterseniz, şimdiden afiyet olsun diyorum.

Fırında Tavuk ve Taze Patates

Tavuk eti yağsız, proteince zengin ve liflerinin kısa oluşu nedeniyle çiğnenmesi ve hazmı kolay olan bir gıda olup, ucuzluğu sayesinde bol miktarda tüketilebilecek yegane et kaynağıdır. Kaliteli ve dengeli beslenmemizde önemli bir rolü vardır tavuk etinin. İçerdiği protein sebebiyle bol hızlı ve ekonomik olarak sofralarımızı şenlendirmektedir.

Ülkemizin tavuk ihtiyacının büyük ölçüde karşılandığı bu bölgede şuana kadar bütün markaları denedim ben de soframda. Erpiliçte karar kılmışken daha sonra Keskinoğlunun ürünlerini de denedim. Tavuk aslında baharatlarla soslarla tatlandırılınca her zaman sofraların baş tacı. Ancak bazı ürünlerden pek verim alamıyorum.

Son olarak dün akşam Keskinoğlunun kalçalı butunu denedim ve tek kelimeyle bayıldık. Köy tavuğunun lezzetini çok iyi bildiğimden bu tada en yakın markanın bu olduğuna karar verdim. Ve iki kişilik soframızı büyük bir ziyafete dönüştürdüm.

Tek kelime ile uzun zamandır bu kadar lezzetlisini yememiştim.
Tavuklarımı da mevsimin nimeti olan taze patateslerle süsledim. Öğrendiğim kadarıyla patatesleri kabuklarıyla yılda sadece 1-2 ay süre içerisinde yiyebiliyormuşuz. E tabi patatesin de en çok yetiştirildiği bu yerde bu fırsatı da kaçıramazdım ve de değerlendirdim.

Tavuklarımı önde tepsiye yağlı yağıtla birlikte hiç tuz ve sos eklemeden fırına attım. Patateslerimi güzelce yıkayıp tavuklara ekledim ve 1 saat fırının ağzını açmadan pişirmeye bıraktım. Sonra pişmeye başlayan piliçlerime bıçakla bir kaç delik açtım. Bolca biberiye ekledim. Toz kırmızı biber, köri ve karışık baharat olarak aldığım italyan otlarından ekledim. Tavuklarımın üstüne açtığım deliklerden içeriye de bu baharat karışımından sokuşturdum. tuzladım ve biberleri de ekleyip yarım saat daha fırına sürdüm. yayılan kokulardan piştiğini anlayınca da ziyafet başladı.



Patatesler için süzme yoğurttan koyu bir sos hazırladım. Nane ve pul biber ekledim. Yanına da erişteli yeşil mercimekli bir çorba hazırladım.



Bol nar ekşili ve maydanozlu bir çorba oldu bizim için.

Eşimle birlikte diyet yapıyoruz. Eşim doktorun verdiği diyet listesiyle eve gelince aslında biraz bozulmuştum. Bu pek diyet gibi değil demiştim ve çok fazla gelmişti gözüme. Ama sağlıklı yaşam sürebilmek adına başladık uygulamaya. 3. ayımızı doldurduk. Ben çoğu zaman bozuyorum ama eşim 10 ben ise 6 kilo verebildik. Diyet listesinin aslında işimi kolaylaştırdığını da söyleyebilirim. Çünkü hem herşeyi pişirip yiyoruz, hem de çorbayı her gün tüketiyoruz. Sanırım bu bizim için vazgeçilmez bir yeme düzeni haline gelicek:)

İşte bu da diyeti bozduğum ve doktorun izniyle eşime de yedirdiğim pudinglerim. Tamamen doğal el yapımı.



Tatlıyı çok severim ben. Özellikle de ekler ve profitrol. İşte bu ihtiyacımı bastıracak bir çözüm de geliştirdim kendim için. Pudinglerime bolca mısır gevreği ekliyorum. Soğuyunca profitrol tadını çok iyi veriyor. Üzerini ise muz ve kremayla süsleyip, kalorisiz olmaz dedim ve afiyetle yedik:))

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...